Beşiktaşlım
Forum Üyesi
- Katılım
- 20 Kas 2023
- Mesajlar
- 15,188
- Puanları
- 0
7 MAÇTIR KAYBETMEYEN BİR BEŞİKTAŞ VARBeşiktaş adına baktığımızda son iki maçı iki galibiyetle tamamladı. Önce ligde Çaykur Rizespor’u 1-0 mağlup etti, ardından Ziraat Türkiye Kupası’nda Fenerbahçe derbisinde deplasmanda 2-1’lik bir galibiyet aldı. Bu karşılaşmayı seninle daha detaylı konuşacağız ama 7 maçtır kaybetmeyen ve son iki maçını kazanan bir Beşiktaş var.Bir kere kaybetmemeyi öğrenmiş bir Beşiktaş görmek önemli. Elbette beraberliklerle övünülemez ama daha önce kaybeden bir Beşiktaş vardı. Şimdi en azından 7 maçtır kaybetmemeyi öğrenmiş bir takım görüyoruz. Rize maçıyla birlikte düşündüğümüzde, ilk yarının gidişatına ters bir şekilde gayet iyi bitirilen bir süreç oldu. Rizespor kötü bir takım değil, Recep hoca iyi bir taktisyen. Ancak maç içinde Beşiktaş’ın isteğini ve arzusunu net şekilde görüyorsunuz. Kalite ayrı bir konu; bazen kötü oynadığınızda bile kalite devreye girer ve maçı bitirir. Zaten Beşiktaş’ta kalite problemi olduğu aşikâr.Gaziantep maçıyla başlayan, Trabzon maçında kırmızı karta kadar olan bölüm, ardından Rize ve Fenerbahçe maçları… Hocanın söylediği “daha iyi olacağız” cümlelerinin altı artık dolmaya başladı. Bir ivme olduğu kesin. Fenerbahçe derbisinde belirleyici unsurlar vardı. Kadıköy, Fenerbahçe’nin yedek ağırlıklı kadrosu, Beşiktaş’ın içinde bulunduğu şartlar… Ama tarih bize Beşiktaş’ın Kadıköy’de her zaman tarihi işler yaptığını da gösteriyor. Ben maçtan önce yazımı yazarken de bunu belirtmiştim.Maç alışkanlığı diye bir kavram var. 11 oyuncunun sahada olması yetmez, 12-13 oyuncunun da bu alışkanlığa sahip olması gerekir. Beşiktaş’taki oyuncuların maç temposu ve alışkanlığı Fenerbahçe’ye göre daha fazlaydı. İsim olarak Fenerbahçe belki öndeydi ama maç temposu olmayınca bunu 45 dakika taşıyabildiler. Beşiktaş maça ön alan baskısıyla başladı. Orta saha yumuşak kalınca – Salih, Orkun ve Cerny daha yumuşak bir orta saha profili – Fenerbahçe oyunu biraz itti ama Beşiktaş ara ara caydırıcı çıkışlar yaptı.Sergen Yalçın geldikten sonra bu maç, hoca dokunuşunun en net görüldüğü maçtı. Tam Fenerbahçe’nin tükenmeye başladığı anı görüp hamle yaptı. Orta saha direncini aldıktan sonra ikinci yarı ve uzatmalarla birlikte yaklaşık 100 dakika boyunca hâlâ isteyen, arayan, rakip kaleyi zorlayan bir Beşiktaş vardı. Golün de uzatmalarda gelmesi tesadüf değildi. Kazanan; mücadele, efor, fizik ve doğru hamleler oldu.Bu galibiyet Beşiktaş için adeta bir serum etkisi yarattı. Fenerbahçe’yi çok yıpratacak bir mağlubiyet değildi belki ama Beşiktaş kaybetseydi Ocak ayı öncesi tartışmalar çok daha büyürdü.Saha içine baktığımızda Beşiktaş tek stoperle oynadı diyebiliriz. Diğer stoper sürekli orta sahadaydı, ön alan presi vardı. Sergen Yalçın’ın klasik oyun anlayışıdır bu. Stoperleri orta yuvarlağa kadar çıkarır. Savunma rakip yarı alanda başlar anlayışı. Hücum istatistiklerine baktığınızda Beşiktaş; Galatasaray, Fenerbahçe ve Trabzonspor’un önünde. Ceza sahasına giriş, hücum varyasyonları ve gol denemelerinde önde. Bu bize ne anlatıyor? Yapmak istediği oyun bu.BEŞİKTAŞ BU ZAMANI SERGEN'E VERMEYECEK DE KİME VERECEK?Ocak ayı itibarıyla yapılacak takviyelerle Mart-Nisan aylarında bu oyunun olgunlaşmasını beklemeliyiz. Benim hoşuma giden şey şu: İnanmış bir Sergen Yalçın görüyoruz. Daha önce “bunu yapamayız, çözemeyiz” gibi cümleler camiaya umutsuzluk veriyordu. Şimdi ise “buradayız, gitmiyoruz, toparlayacağız” diyor. Beşiktaş camiası bu zamanı Sergen Yalçın’a vermeyecekse kime verecek?Eğer her kötü gidişte değişime giderseniz bu döngüden çıkamazsınız. Yeni gelen hocaya ne kadar süre tanıyacaksınız? Kriteriniz ne olacak? Beşiktaş’ın bu devinimden çıkması gerekiyor. Kim gelirse gelsin arkasında durulmalı. Mart ve Nisan aylarında fikir oluşur, değerlendirme yapılır ama bugün karar vermek erken.Camia içinde “Sergenciler, Solskjaerciler” gibi ayrımlar çok yanlış. Ben Sergenci değilim, Beşiktaşlıyım. Olumlu bir şeye bile tahammül edilemeyen bir ortam var. Derbi galibiyeti bir dönüm noktası olsun ama sadece derbi kazanmaya oynayan Beşiktaş anlayışı da çok tehlikelidir.Benim için derbi galibiyetinden daha önemlisi oyunun umut vermesiydi. Beşiktaş artık başladığını bitirebilen bir takım görüntüsü verdi. İSİMLERDEN ZİYADE TRANSFER FELSEFESİ ÖNEMLİTransferde stoper, sol bek ve orta saha öncelik. Sonrasında kaleci ve kanat düşünülebilir. İsimlerden ziyade transfer felsefesi önemli. Bütçe netleşmeden liste yapılması kronolojik bir hatadır. Beşiktaş yıllardır bu hatayı yapıyor.Sergen Yalçın’ın “istemediğimiz transfer gelirse almayız” sözü aslında sorumluluk almaktır. Huzur olmayan yerde başarı olmaz. Kulüpte herkesin kol kola girmesi gerekiyor. Yönetim, teknik heyet, futbolcu, taraftar… Herkesin tek amacı Beşiktaş’ın başarılı olması olmalı.Kaleci konusunda da Beşiktaş’ın ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. Güven endeksi çok önemli. Bazen çok iyi kaleciye ihtiyaç duyarsınız. Jorgensen nasıl olur bilmiyorum ama bu tamamen teknik heyetin kararıdır.HAKEM KARARLARI BEŞİKTAŞ'I ÇOK YORDUSon olarak şunu söyleyeyim: Hakem kararları Beşiktaş’ı çok yordu. Çözümü yok ama sahada güçlü kalmak zorundasın. Değiştiremiyorsan, daha fazlasını atacaksın. Güçlü olacaksın.Umarım transfer dönemi Beşiktaş’ın istediği gibi geçer. İyi bir kamp dönemi olur ve ligin ikinci yarısında Beşiktaş’ın geleceğe dair güçlü bir görüntü verdiğini görürüz. Beklentim bu yönde.duhuliye.comHABER1903 farkını yaşamak için İNDİR..