Beşiktaşlım
Forum Üyesi
- Katılım
- 20 Kas 2023
- Mesajlar
- 15,188
- Puanları
- 0
Bora Beyzade:Türk futbolunda olduğu gibi Beşiktaş’ta da gündem doğal olarak transfer. Birçok isim geçiyor. Yeni isimler ortaya çıkıyor; eklenenler var, çıkanlar var ama henüz imza attırılan bir oyuncu yok. Transferde ismi geçenlerle ilgili son durum nedir?Şimdi normal sezon içinde maçlardan sonra konuşmak, haftayı değerlendirmek, takımın sahadaki oyununu analiz etmek kolay. Ancak transfer döneminde haber yapan arkadaşlar için süreç çok daha zor. Birçok yerden bilgi almaya çalışıyorlar. Biz de sağa sola soruyor, konuşuyoruz, haberci arkadaşlardan bilgi toplamaya çalışıyoruz.Açıkçası sıkıntılı bir süreç. Beşiktaş’ta bugüne kadar birçok isim konuşuldu: Salih Özcan, Jorgensen, Agbadu, Tavares, Piton… Unuttuklarım da vardır. Şu an hepsine tek tek geleceğiz ama durum şu: Giden transfer yok, sadece isimler konuşuluyor. Taraftar beklentiye giriyor.Taraftarın beklentiye girmesinden daha doğal bir şey yok. İnsanlar bir isim konuşulduktan üç dört gün sonra gelsin, imza atsın, antrenmanlara başlasın istiyor. Bir de Beşiktaş’ın Avrupa mesaisinde olmaması beklentiyi daha da artırıyor. Beşiktaş taraftarı transferi adeta deli gibi bekliyor. Çünkü son iki-üç aylık süreçte yaşananlar ortada.Evet, hocanın da hataları oldu. Kayıp maçlar var. Hakem hatalarına maruz kaldığımız karşılaşmalar var. Şanssızlıklar var, beceriksizlikler var. Ama bugün gelinen noktada takımda ciddi bir kalite problemi olduğu herkesin malumu.İnsanlar doğal olarak bekliyor: “Bu kalite problemini bir an önce çözelim, hiç değilse azaltalım.” Kimse bu işin yüzde yüz tamamlanmasını beklemiyor. Kimse devre arasında takımın sil baştan kurulmasını istemiyor. Ama deniyor ki; “Eksik olan bölgeler bir an evvel tedavi edilsin. Oraya direkt oynayacak oyuncular gelsin.”Hoca da son basın toplantısında bunu söyledi: “Artık buraya direkt oynayacak oyuncu almamız lazım. Takviye değil, ilk 11’i güçlendirecek oyuncular almamız gerekiyor.”Beşiktaş devre arasında sadece “takviye” planlamadı. İlk 11’i güçlendirecek isimler arıyor. Konuşuyor, görüşüyor.Şu anki tabloda ben transfer listesinde yalnızca Salih Özcan’ı “banko” gibi görüyorum. Gelen bütün bilgiler, bir aksilik olmazsa Salih Özcan’ın Beşiktaş forması giyeceği yönünde. Ufak tefek maaş pazarlıkları kalmış. Kulüp tarafında da ikna noktasına gelinmiş durumda.Salih Özcan biterse, diğer isimlerde de önemli gelişmeler var. Jorgensen konusunda güzel bir akım oluştu. Kampta Beşiktaş ortamı kendisine gösterildi, oyuncu da biraz “yükseltildi.” Çünkü oyuncu buraya gelmek istiyor. Chelsea’den ayrılmak, forma giymek, Dünya Kupası’nda oynamak istiyor. Hedefleri var.Ama burada gerçek şu: Oyuncu Beşiktaş’a gelmek istiyor, Beşiktaş oyuncuyla prensipte anlaştı. Fakat kulüpler arasındaki sözleşme başka bir boyut. Orası bir türlü hallolmuyor. Nasıl çözülecek, ben de bilmiyorum. Belki bu akşam bile biter. Transferde çok fazla değişken var.Beşiktaş’ın şu an listesinde Salih dışında kalan isimler hep çift haneli rakamlar: Jorgensen, Agbadu, Tavares… Plan şu: Kiralama + zorunlu satın alma opsiyonu. Ödemeler yazdan itibaren başlasın. Bu güzel bir plan ama rakamlar yüksek. Yönetim bunu nasıl çözecek, göreceğiz.Taraftar “Bu yönetimin işi” diyebilir, haklıdır. Ama çok ince bir planlama şart. Şimdi bu transferleri yapıp yaz geldiğinde “para kalmadı” denirse taraftar bunu kabul etmez. O yüzden çok ince eleyip sık dokunmaları gerekiyor.Gidenler güzel haber: Svensson gitti, Juresek gidiyor, Paulista gitti. Ama bunların yerinin bir an önce dolması lazım. Lig 19 Ocak’ta başlıyor. 15 Ocak’ta Keçiörengücü maçı var. Kayserispor maçıyla güzel bir fikstür başlıyor.Bu dönemeçte Beşiktaş’ın en az iki transferi hazır olmalı. Bunlardan biri kesinlikle Salih Özcan olmalı.Şimdi o kadar çok isim geçiyor ki… Zakaria’nın adı bile dolaşıyor. Ama bunlar bana çok gerçekçi hedefler gibi gelmiyor. Sezon devam ederken, oynayan ve alternatifi çok olmayan oyuncuları bu tip takımlar kolay kolay bırakmaz. Serkan Reçber’in Orkun Kökçü röportajında söylediği “İkinci yarı bambaşka bir Beşiktaş geliyor” cümlesi de bu yüzden önemli ama aynı zamanda riskli.Çünkü “çok iyi bir Beşiktaş geliyor” deniyorsa, bunun karşılığı sahada görülmeli. Bunun için de transferlerin gelmesi şart. Aksi halde bu sözlerin altı boş kalır. Serkan Reçber ve Sergen Yalçın ikilisi, bu transfer dönemine üç aydır hazırlandıklarını söylüyor. Oyuncularla görüşüldüğünü de biliyoruz. Prensipte anlaşılan isimler var. Ancak iş kulüp tarafında çözülemezse, hem yönetim hem de teknik heyet taraftara anlatılamayacak bir noktaya gelir.Bu durumun yaşanmamasını isterim. Beşiktaş artık kaostan çok sıkıldı. Taraftar, üst üste gelen olumsuzluklardan dolayı tepkisizleşmeye başladı. Bu Beşiktaş camiası için en tehlikeli şey. Hakem hatalarında bile eskisi kadar refleks verilmiyor. Bu bir kabulleniş hali ve çok tehlikeli.Oysa şu an tünelin ucunda bir ışık var. Fenerbahçe maçında Orkun atılmasa bambaşka bir hikâye konuşacaktık. “Şu pozisyon kaçmasa, şu gol atılsa” diye çok hayıflandık. Hep “anlar” konuşuldu. Şimdi önümüzde bir fırsat var: Bu transfer dönemi.O yüzden lütfen eller çabuk tutulsun. Eğer bazı hedefler hayalse hemen vazgeçilsin. Ara transfer dönemi yaz dönemi gibi değildir. “Fırsat transferi” söylemi bana çok anlamsız geliyor. Kim tavlaya “düşeş atacağım” diye oturur? Plan yapıldıysa, artık meyveleri toplanmalı.Kayserispor maçına bir-iki transfer yetişebilir ama bir sonraki maçta artık hepsinin hazır olduğu bir noktaya gelinmeli. Transfer dönemi 6 Şubat’ta bitiyor. O tarihe kadar beklemek, işi son güne bırakmak doğru değil. Beşiktaş’ın önündeki fikstür çok değerli. Burada yapılacak bir seri, takımın motivasyonunu ve kazanma refleksini yükseltir. “Winner” bir takım olmak istiyorsak, bu serilere ihtiyacımız var.Fenerbahçe galibiyetiyle takım moral olarak yukarı çıktı. Kamp dönemi iyi geçmiş. Oyuncular arasındaki ilişkiler güçlenmiş. Hocayla bağlar sağlamlaşmış. Bunlar çok net görülüyor. Şimdi yapılması gereken tek şey, eksikleri tamamlamak. Rüzgârı arkamıza almışken birkaç yelken daha dikmek. Burada frene basmayalım.Bu yüzden üç transferi çok kritik görüyorum. Özellikle orta saha transferi bir an önce bitmeli. Afrika Kupası devam ediyor. Ndidi finale kalır mı belli değil. Zaten turnuva boyunca yıpranacak. Nijerya Milli Takımı’nın kaptanı. Belki cebinden prim bile dağıtacak. Turnuva sonrası ister şampiyon olsun ister olmasın, yorgun ve zihinsel olarak boşalmış şekilde dönecek.Bu nedenle Salih Özcan transferinin iki gün içinde bitmesini bekliyorum. Ufak tefek pürüzler kaldıysa artık “üçün beşin hesabı” yapılmamalı ve bu iş sonuçlandırılmalı. Diğer transferler süreç gerektirir, bunu anlıyorum. Jorgensen meselesi de öyle. Oyuncu gelmeye istekli ama kulüp tarafı var.Kaleci konusu çok kritik. Eğer Jorgensen seviyesinde bir kaleci alınabiliyorsa alınmalı. Alınamıyorsa beklenmeli. Çünkü kaleci hatasının takıma nasıl zarar verdiğini geçmişte çok yaşadık. Olmuyorsa, sezonu Ersin’le bitirmek bile daha sağlıklı olabilir. Çünkü şu an daha acil öncelikler var.Sol bek mevkisi bana göre şu an tamamen boş. Rıdvan iyi niyetiyle bir şeyler yapmaya çalışıyor ama bu haliyle Beşiktaş sezonu bitiremez. Juresek ile birlikte bu bölge bugüne kadar “kör topal” ilerledi. Bundan sonra sadece Rıdvan’la bu iş yürümez.Burada konuşulan iki isim var: Tavares ve Piton. Öncelik Tavares. Kiralama + satın alma opsiyonu konuşuluyor. Tavares olmazsa Piton’a kesin alınır gözüyle bakılıyor. Ama sol bek konusu Beşiktaş için kronik bir problem. Bu sezon oraya iki transfer yapıldı ve ikisi de başarısız oldu. Bu da ayrı bir başarı!Taraftardan ricam, transfer dönemi bitene kadar sosyal medyada biraz daha dikkatli olunması. Her ismi ya abartılı şekilde övme ya da yerin dibine sokma refleksi var. İyi ki 2015’te sosyal medya bu kadar etkili değildi. O zaman Mario Gomez’i, Aboubakar’ı, Fabri’yi belki de kabul etmeyecektik.Bugün Beşiktaş; Sane, Osimhen, Asensio gibi sıfır soru işaretli yıldızlara gidebilecek durumda değil. Daha çok potansiyelli, burada ne vereceğini göreceğimiz oyunculara yöneliyor. Jorgensen, Agbadu bunun örnekleri.Agbadu için de soru işaretleri olabilir. Büyük takım tecrübesi yok. Kapanan takımlarda oynadı. Beşiktaş’ta önde oynayan bir takımda nasıl performans vereceğini bilmiyoruz. Ama videolarda ve maçlarda gördüğümüz özellikler umut veriyor. Belki Marcelo gibi çıkacak. Unutmayalım, Marcelo da lig sonuncusu bir takımdan gelmişti ve Beşiktaş tarihinin en kusursuz stoper performanslarından birini verdi.Bu yüzden oyuncuları gelmeden gömmek ya da göklere çıkarmak yerine, sahadaki performanslarına bakmak en sağlıklısı.Rafa Silva kampta sessiz sedasız çalışmaya devam ediyor. Ama ortaya çıkan tablo hiç iç açıcı değil. Kamptaki görüntülerden ve anlatılanlardan gördüğümüz şu: Rafa, kısa süre koşuyor, ardından duruyor, topun üstünde oturup etrafı izliyor. Bir takım için olabilecek en kötü görüntülerden biri bu.İşin acı tarafı şu: Sezon başında Beşiktaş, kadrosunu Rafa Silva’nın üzerine kurmuştu. En çok üzüldüğüm nokta bu. Buna şanssızlık mı dersin, yönetimsel hata mı dersin, orası ayrı tartışma konusu. İlk süreçte yaşananlar çok üzücüydü. Sonrasındaki süreçte ise mevcut yönetimi ve hocayı bu konuda haklı buluyorum.Rafa’nın gitmek istemesi Sergen Yalçın geldikten sonra ortaya çıkmadı. Başkan da daha önce bunu açıkladı. O yüzden bu süreci başa sarıp tartışmanın çok anlamı yok. Ama şu anki durum Beşiktaş adına ciddi bir problem.Ortada şöyle bir Rafa Silva profili var: Bir dakika koşan, iki dakika oyundan kopan, kenara çekilip etrafı izleyen bir oyuncu. Üstelik sezon başında üzerine takım kurulmuş bir yıldızdan bahsediyoruz.Bu sürecin takıma daha fazla zarar vermeden çözülmesi gerekiyor. Çünkü hâlâ Beşiktaş’ın en büyük yıldızı Rafa Silva. Ama oyuncuda “Ben hata yaptım, kontratım olan kulübe karşı böyle davranmamalıyım. Tekrar toparlanayım, çalışayım, oynamaya başlayayım” motivasyonunu göremiyoruz.Sergen Hoca, “Çalışırsa, isterse kapımız açık. Kadroda yer veririm” diyor. Ama Rafa tarafında böyle bir niyet yok. Beşiktaş’ın da artık Rafa’ya göre plan yapma lüksü yok.Şu an bütün planlar Rafasız bir geleceğe göre yapılıyor. Salih Özcan geliyor. Belki bir orta saha daha eklenecek. Cherny sağ kanatta mı oynayacak, 10 numarada mı oynayacak, bunlar düşünülüyor. Yani Beşiktaş artık Rafa’sız bir düzen kuruyor.Bu yüzden Rafa Silva meselesinin bir an evvel kapanması şart. İnsanların kafasındaki soru işaretleri kalkmalı. Rafa, Beşiktaş’a zarar vermek isteyenlerin elinde sürekli ısıtılıp servis edilen bir koz olmaktan çıkarılmalı.Şu anda tablo çok net: Rafa Silva’nın Beşiktaş’ta tekrar oynamaya niyeti yok. Ne sahadaki görüntüsü ne de davranışları bunu gösteriyor.Bu konu uzadıkça Beşiktaş’a zarar veriyor. Hem takım içi dengeleri bozuyor hem de dışarıda sürekli bir tartışma başlığı olarak kullanılıyor. Bu yüzden bu dosyanın bir an önce kapatılması, Beşiktaş’ın önüne bakabilmesi için hayati önem taşıyor.Duhuliye.comHABER1903 farkını yaşamak için İNDİR..